İDO…İDO…/İDO ile Felsefe

Fatma K. Barbarosoğlu
Her yerde felsefe var…
Evet bu hafta her yerde felsefe var. Konya'da ilk defa Sadreddin Konevi sempozyumunun düzenlemesini heyecanla karşıladığımı sizlerle paylaşmak istiyorum. İstanbul'da İbn el Arabi, Konya'da Arabi'nin öğrencisi Sadrettin Konevi üzerine tebliğler sunulacak. Son Konya seyahatimde Konevi türbesinin metruk görüntüsünü unutmamı sağlayacak bir sahiplenme içine girer inşallah Konyalılar.Çünkü üzülerek göndüm ki,Konevi hazretleri, Konya'da tanınmıyor. Tanınmıyor deyince halkı kast etmediğimi söylememe gerek yok zannederim.
Yargı ile iktidar çatışmalarının yeniden alevlendiği, safların sıkıştığı bir zamanda ben nelerden bahsediyorum?!.Sanat ve felsefe kişilerin esneklik kapasitelerini arttırır.Esneklik ile omurgasızlığın bir alakasının olmadığının altını bir defa daha çizelim. Kişiliği ve kimliği ne olursa olsun; ilkeli, ancak esnek düşünen insanlara ihtiyacımız var. Bu bakımdan İbn Sina ve İbn el Arabi ve Sadrettin Konevi sempozyumlarından nasibini alanlardan olalım inşallah.
İbn El Arabi sempozyumuna katılacak olanların özellikle Sadık Yalsızuçanlar'ın “Gezgin” romanını okumalarını tavsiye ediyorum. Roman İbn El Arabi ile İbn-i Rüşd'ün “karşılaşma” sıyla başlıyor.”Gezgin”in ağzından çıkan “evet” ile onaylandığını düşünen İbn Rüşd'ün birkaç saniye sonra yine “Gezgin”in ağzından çıkan “hayır” ile sarsılışı.Muhakak okumalısınız:”İlahi esinle bana bildirilen bu iki kelimedir,”evet ile hayır” la başlar boyunlarından ayrılır,ruhlar bedenlerinden uçurulur.”
Muhakkak okumalısınız dediysem zinhar yanlış anlaşılmasın.Felsefeye meyli olanları kastediyorum.Yoksa abur-cubur okumalar ile kendini muhkem okuyucu sananlara değil davetimiz.
Yeni Şafak, 23 Mayıs 2008 Cuma

